ÖZEL GÜVENLİK HUKUKU VE KİŞİ HAKLARI

ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN YETKİLERİ

 5188 Sayılı ÖGHDK’nun 7’nci maddesine göre, Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri şunlardır:

a)            Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme.

b)            Toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler ile cenaze ve düğün törenlerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme.

c)             (Değişik: 23/1/2008 – 5728/544 md.) Ceza Muhakemesi Kanununun 90’ıncı maddesine göre yakalama.

d)            (Değişik: 23/1/2008 – 5728/544 md.) Görev alanında, haklarında yakalama emri veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama.

e)            Yangın, deprem gibi tabiî afet durumlarında ve imdat istenmesi halinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme.

f)             Hava Meydanı, liman, gar, istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım tesislerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme.

g)            Genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla, aramalar sırasında suç teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike doğurabilecek eşyayı emanete alma.

h)            Terk edilmiş ve bulunmuş eşyayı emanete alma.

ı)             Kişinin vücudu veya sağlığı bakımından mevcut bir tehlikeden korunması amacıyla yakalama.

j)             (Değişik: 23/1/2008 – 5728/544 md.) Olay yerini ve delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemesi Kanununun 168 inci maddesine göre yakalama.

k)            (Değişik: 23/1/2008 – 5728/544 md.) Türk Medeni Kanununun 981’inci maddesine, Borçlar Kanununun 52’nci maddesine, Türk Ceza Kanununun 24 ve 25 inci maddelerine göre zor kullanma.

A.            KİMLİK SORMA YETKİSİ

Toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler ile cenaze ve düğün törenlerinde ayrıca hava meydanı, liman, gar istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım tesislerinde kimlik sorma yetkisine sahiptir. Bu yerler ve etkinlikler dışında kimlik sorma kanunda düzenlenmemiştir.

             Kimlik sorma yetkisinde, kimliği sorulan kişi kimliğini göstermekte imtina ederse bu konuda ısrar etmemelidir. Kişinin bu tutumu karşısında da Özel Güvenlik Görevlisinin durumu kendisine bildirerek kimliği sorulan kişiyi görev yaptığı yere almama hakkı vardır.

Özel Güvenlik Görevlisi, kimlik sorma yetkisini 5188 Sayılı kanundan almış, bu yetki için hâkim, savcı, genel kolluk veya herhangi birinden ayrıca izin almasına gerek yoktur.

    1)            Özel kapalı mekânlarda kimlik sorma yetkisi : Mülkiyet ve idari hakkına dayanılarak, Özel Güvenlik görevlilerinden her girene kimlik sorması, bazı kişileri ve kimliksizleri içeri alınmaması istenebilir.

    2)            Kamuya ait açık ve kapalı alanlarda kimlik sorma yetkisi : Kuvvetli suç şüphesi yok ise, bu yerlerin yöneticilerin yazılı olarak kimlik sorulması yönünde emir vermesi gereklidir.

B.            ARAMA YETKİSİ

Özel Güvenlik görevlileri, koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirmek görev alanında hakkında yakalama veya mahkûmiyet kararı olan kişileri, arama yetkisine sahiptir.

              Bu yetkiyi teknik araç ve gereçlerle yapılır. Elle arama yapılması için; Suçüstü yakalamış olduğu bir kişi üzerinde suça konu eşyaların tespiti için ve kendi vücut bütünlüğüne zarar veriyor ise üzerinde bulunan kesici ve delici aletlerden arındırmak için kaba üst araması yapabilir.

Arama, karşı kişinin rızasına dayalı olup, aranma yetkisine ısrar edilir ise görev yapılan alana girişi engellenmeli ve bu durum uygun bir şekilde kendisine anlatılmalıdır.

            Arama yetkisinde cinsiyet ayrımı göz önünde bulundurulmalı, bayan ve erkekler hemcinsleri tarafından aranmalıdır.

Arama yetkisinde bilinmesi gerekenler;

  • Kanuna aykırı olarak arama yapılmasında elde edilecek olan deliller yargılamada kullanılmaz.
  • Gece iş yeri ve konut araması yapılmaz
  • Arama gizli saklı olan bir şeyin ortaya çıkarılması için yapılan bir faaliyettir.

 

    1)            Önleme Araması  : Suç işlenmesi önlemek amacıyla yapılan aramadır. Kişi, kurum ve işletmeler ait özel alanlarda yapılan aramalardır. Bu yerlerde kendi isteği ile girmek isteyen kişiler Özel Güvenlik Görevlilerince aranır, eğer aranmak istenmiyorsa o alana girmelerine müsaade edilmez.

             Kamu düzenin gerekli gördüğü durumlarda; Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve sınır kapılarından giden ve gelen yolcular ile buralarda görevli kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar personelinin üstlerini, araçlarını ve eşyalarını aratabilir.

Aramanın kimler tarafından yapılacağı kaydını da taşıyan arama emri yazılı olarak verilir. Önleme amaçlı olarak kişilerin fiziki üst aramasının yapılabilmesi için genel kolluk kuvvetinin talebi ve iştiraki gerekli olup herhangi bir hâkim veya savcı kararına gerek yoktur.

    2)            Adli Arama           : Suç işlendikten sonra şüphelilerin ve delillerin ele geçirilmesi amacıyla yapılan arama işlemidir.

C.            EŞYAYI EMANETE ALMA ve EL KOYMA YETKİSİ

    1)            Genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla, aramalar sırasında suç teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike doğurabilecek eşyayı emanete alma.

    2)            Terk edilmiş ve bulunmuş eşyayı emanete alma konusunda açıkça yetkilendirilmiştir. 

a)            Önleme amaçlı eşyayı emanete alma yetkisi: Özel Güvenlik Görevlisi; suç teşkil etmemekle birlikte, koruma alanının özelliğine göre tehlike doğurabileceği değerlendirilen, terk edilmiş veya bulunmuş eşyayı sahibine veya genel kolluğa teslim etmek üzere ve şirket güvenlik talimatlarında binalara sokulması yasak olduğu belirtilen eşya, sahibinin rızası ile emanet eşya teslim fişi ile birlikte emanete alınır. Bu fiş iki suret hazırlanır; birisi emanete alınan eşya ile birlikte saklanır diğeri ise eşya sahibine verilir.

Eşyasını emanete bırakmak istemeyen kişilerin koruma alanına girişine müsaade edilmeyebilir.

b)            Adli amaçlı eşyayı emanete alma yetkisi: Özel Güvenlik Görevlisi; aramalar sırasında suç teşkil eden, suç aleti olduğuna dair kesin emareler bulunan veya bir suç olayında delil olabilecek eşyayı ya da görev alanında bulunmuş terk edilmiş eşyanın suç eşyası olması halinde, genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla tutanakla tespit ederek eşyayı emanete alır.

D.            EL KOYMA

El koyma (Zapt) nedir? Kişinin, delil olabilecek ya da müsadere edilmesi gereken bir eşya üzerindeki tasarruf yetkisinin rızası dışında, kamu gücü kullanılarak kaldırılması veya alınmasına denir. Eğer kişi rızasıyla eşyasını teslim ediyorsa artık el koyma işleminden bahsedilemez.

Özel Güvenlik Görevlisi; Bir tehlikenin ya da suçun önlenmesi amacıyla bazı eşya ve aletlerin görev alanına girmesini önleyip onları zapt edebilirler,

 Bir suçun delili olan bizatihi varlığı, bulundurulması, taşınması suç olan eşyayı zapt edebilirler, Terk edilmiş veya bulunmuş eşyayı zapt edebilirler.

El Koymada Dikkat edilecek Hususlar;

                Emanete alınan veya el konulan eşyaların bir tutanak ile sabit hale getirilmesidir. Özel güvenlik görevlileri emanete aldıkları ve el koydukları eşyaların içeriğini, özelliklerini açıkça belirten bir durum tespiti raporu şeklinde tutanak tanzim ederek en az iki kişi tarafından imza altına almaları gerekmektedir.

Arama esnasından suç eşyası sayılan, suçta kullanılarak delil olarak sayılan ve suç sayılmasa bile tehlike yaratılabilecek eşya emanete alınacaksa, muhakkak genel kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunma zorunluluğu vardır.

 1)            Adli El Koyma Yetkisi: Özel Güvenlik Görevlisi; 5188 Sayılı Kanunun 7’nci Maddesinin C ve D bentlerine göre, yakaladığı şahıslar üzerinde yaptığı aramada elde ettiği suçun ispatında delil olabilecek ya da taşınması, bulundurulması, kullanılması, alım ve satımı yasak olan eşyaları muhafaza altına alarak tutanak ile genel kolluk kuvvetlerine teslim eder.

2)            Önleme El Koyma Yetkisi: Özel Güvenlik Görevlisi; koruma ve güvenlik hizmeti verdikleri alanlara girmek isteyen kişilerin üzerindeki, taşınması suç olmamakla birlikte tehlike teşkil eden eşyaları emanete alır.

Bir belge karşılığı geçici olarak el konan ve kişinin rızası ile alınan bu eşyalar çıkışta tekrar sahibine teslim ve iade edilir.

3)            Terk ve Buluntu Eşyaya El Koyma Yetkisi: Özel Güvenlik Görevlisi, güvenlik ve koruma sağlamakla görevli olduğu alan içerisinde, terk edilen, kayıp ve buluntu eşyaları emanete almakla da görevlidir. Emanete alınan eşya, maliki veya zilyedi müracaat ettiği takdirde kendisine, başvurmazsa genel kolluk güçlerine tutanakla teslim edilir.

E.            YAKALAMA YETKİSİ

Özel Güvenlik Görevlisi, Suçüstü halinde şüphelileri, görev alanı içerisinde olup da haklarında yakalama veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri, kendi vücut bütünlüğü ile sağlığına tehlikeye atan kişileri ve son olarak da olay yeri ile delilleri korumak amacıyla bunlara zarar vermeye çalışan kişileri yakalama yetkisine sahiptir. 

Yakalama yetkisinde dikkate edilecek hususlar;

    1)                   Haklarında yakalama ve mahkûmiyet kararı bulunan kişileri bir Özel Güvenlik Görevlisi sadece görev alanında yakalayabilir.

    2)                  Hakkında bir yakalama kararı veya mahkûmiyet kararı bulunan kişi görev alanı dışına çıktığında Özel Güvenlik Görevlisi tarafından yakalanamaz.

    3)                  18 yaşından küçükler, kanunen çocuk sayıldığı için bunlara kelepçe takılamaz.

    4)                  Suç işlediği esnada henüz 12 yaşını doldurmamış olanlar ile yine 15 yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler suç işlediği gerekçesi ile yakalanamaz, ancak koruma altına alınır.

    5)                  Görev alanında yaşı küçüklere, beden ya da akıl rahatsızlığı olanlara veya kendisini koruyamayacak olanlara karşı suç işlenmesi halinde, mağdurların şikâyeti olmaksızın şüphelinin yakalanması gerekmektedir.

F.            ZOR KULLANMA YETKİSİ

Zor kullanma nedir? Yasalara göre verilmiş bir yetkinin kullanılması sırasında kolluk görevlilerinin eşya ve kişiler üzerinde dengeli ve yasalara uygun maddi ve manevi güç kullanmalarıdır.

Özel Güvenlik Görevlisi; 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, Türk Medeni Kanunu’nun 981. maddesine, Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesine, Türk Ceza Kanunu’nun 24. ve 25. maddelerine göre zor kullanma yetkilerine sahiptirler.

   Yukarıda bahsedilen kanunlar ayrıca hukuka uygunluk sebeplerini oluştururlar.

Zor kullanmanın Temel Şartları;

    1)            Haksız veya hukuka aykırı bir saldırı/tehdit/zarar olması gerekmektedir.

    2)            Zor kullanmanın yasal bir dayanağı olmalıdır.

    3)            Zor kullanma saldırının giderilmesi veya tehlikenin kaldırılması için yetecek derecede ölçülü ve orantılı olmalıdır.

    4)            Zor kullanma zorunlu ve son çare olmalıdır,

    5)            Amaca ulaşılana kadar kademeli bir şekilde zor kullanılmalı ve amaca ulaşıldığında ise zor kullanımına son verilmelidir.

G.            MEŞRU MÜDAFAA

Meşru Müdafaa nedir? Bir kimsenin kendisine veya başkasına yöneltilen ağır ve haksız maddi bir saldırıyı uzaklaştırmak için gösterdiği zorunlu tepkidir.

Meşru müdafaa halinde; saldırı yapanın şahsına veya mallarına verilen zararlardan dolayı tazminat ödenmez. Çünkü insanın can ve malını saldırgana karşı koruması en doğal hakkıdır. Bundan dolayı zarar doğmuş ise tazmini hâkim takdir eder.

Meşru Müdafaanın Şartları

(Türk Borçlar Kanunu’nun 52’nci Maddesi kapsamında);

    1)            Saldırı kişinin veya başkasının mal veya can varlığına yönelmiş olmalı,

    2)            Hukuka aykırı bir saldırı olmalı,

    3)            Saldırı gerçek olmalı,

    4)            Saldırı zor kullanma esnasında da devam ediyor olmalı,

    5)            Saldırının acil def edilmesi gerekli, 

    6)            Zor kullanma saldırıyı yapan kişiye karşı yapılmalı,

    7)            Zor kullanma etkili ve caydırıcı olmalı,

    8)            Alınan önlem ile korunan mal arasında oran olmalı,

    9)            Savunma ile korunan malın değeri arasında ölçü bulunmalı,

    10)          Zor kullanma zorunlu ve son çare olmalıdır.

H.            SUÇA EL KOYMA VE DELİLLERİ MUHAFAZA YETKİSİ

Olay yerini ve delilleri koruma amacıyla suça el koyma ve delilleri muhafaza konusunda açıkça yetkilendirilmiştir.

5188 Sayılı Kanuna göre, Özel Güvenlik Birimleri ve Görevlileri, görev alanında bir suçla karşılaştığında suça el koymak, suçun devamını önlemek, sanığı tespit ve yakalama ile olay yerini ve suç delilerini tespit, muhafaza ve yetkili genel kolluğa teslim etmekle görevli ve yetkilidir. Ayrıca genel kolluğun olaya el koymasından itibaren araştırma ve delil toplama faaliyetine de yardımcı olurlar.

Özel Güvenlik Görevlisi, delil toplamaz kolluk talebi doğrultusunda sadece yardımcı olur. Muhafaza altına alınan deliller genel kolluğa teslim edilir. Bir başka anlatımla özel güvenliğin delil tespit etme yetkisi varken delil toplama yetkisi yoktur.

ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİSİNİN

İNSAN HAKLARI İHLALLERİ

1)            5188 Sayılı ÖGHDK’nun  23’üncü Maddesine göre, “Özel güvenlik görevlileri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.”

2)            İşkence:

                5237 Sayılı TCK’nun 94’ üncü Maddesine göre, “Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

3)            Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma: 

5237 Sayılı TCK’nun 109’uncu Maddesine göre, “ (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.”

4)            Konut dokunulmazlığının ihlali:

5237 Sayılı TCK’nun 116’ncı Maddesine göre, “Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

5)            Haksız arama:

5237 Sayılı TCK’nun 120’inci Maddesine göre,” Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.”

6)            Güveni kötüye kullanma:

5237 Sayılı TCK’nun 155’inci Maddesine göre,  “ (1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkâr eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.”

7)            Zimmet:

5237 Sayılı TCK’nun 247’nci Maddesine göre, “ (1) Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

8)            İrtikâp:

5237 Sayılı TCK’nun 250’nci Maddesine göre, “Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.”

9)            Rüşvet:

5237 Sayılı TCK’nun 252’nci Maddesine göre, “(Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.) (1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

10)          Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması:

5237 Sayılı TCK’nun 256’ıncı Maddesine göre, “ (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”

11)          Görevi kötüye kullanma:

5237 Sayılı TCK’nun 257’nci Maddesine göre,” (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

12)          Görevi ihmal:

5237 Sayılı TCK’nun 257’nci Maddesine göre, “ (2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

13)          Kamu görevlisinin ticareti:

5237 Sayılı TCK’nun 259’uncu Maddesine göre, “(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

14)          Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi:

5237 Sayılı TCK’nun 262’nci Maddesine göre, “(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.”

15)          Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi:

5237 Sayılı TCK’nun 279’uncu Maddesine göre, “ (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

 

ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİSİNE KARŞI İŞLENEBİLECEK SUÇLAR

1)            Ceza uygulaması:

5188 Sayılı ÖGHDK’nun 23’üncü Maddesine göre, “(Değişik: 23/1/2008 – 5728/549 md.) Özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.”

2)            Kasten yaralama:

5237 Sayılı TCK’nun 86’ncı Maddesine göre, “ (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

3)            Tehdit:

5237 Sayılı TCK’nun 106’ncı Maddesine göre, “ (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

4)            Hakaret:

5237 Sayılı TCK’nun 125’inci Maddesine göre, “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) (1) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.”

5)            Görevi yaptırmamak için direnme:

5237 Sayılı TCK’nun 265’inci Maddesine göre, “ (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

 

5188 Sayılı ÖGHDK’NUNDA YER ALAN SUÇLAR

1)            Suçlar ve cezalar

                Bu Kanunda öngörülen adlî suçlar ve cezalar şunlardır:

a)            Bu Kanunu’nun 3üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik iznini almadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişiler veya kuruluşların yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

b)            Bu Kanunu’nun 5’inci maddesinde belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik faaliyetinde bulunan şirketlerin kurucu ve yöneticilerine, bu Kanunu’nun 3’üncü maddesinde belirtilen izni almadan özel güvenlik birimi oluşturan kurum ve kuruluşların yöneticileri, bu Kanunu’nun 14’üncü maddesinde belirtilen izni almadan özel güvenlik eğitimi veren kurum ve kuruluşların yöneticileri, üç aydan bir yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu şekilde cezalandırılan kişiler, özel güvenlik şirketlerinde ve özel güvenlik eğitimi veren kurumlarda kurucu ve yönetici olamazlar.

c)             Bu Kanunu’nun 11’inci maddesine göre çalışma izni verilmeyen kişileri özel güvenlik görevlisi olarak istihdam eden kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yetkilileri, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu kişilerin silahlı olarak çalıştırılmış olması hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

d)            Bu Kanunu’nun 21’inci maddesinde belirtilen özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını yaptırmadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri istihdam ettikleri her kişi için yüz elli gün adlî para cezası ile cezalandırılır.

e)            Bu Kanunda belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik hizmeti veya özel güvenlik eğitimi verdiğini ilân eden veya reklam yapan kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri, altı aya kadar hapis ve elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

2)            İdari para cezası veya yaptırım gerektiren fiiller:

            Bu Kanunda öngörülen idarî para cezasını gerektiren fiiller şunlardır:

a)            17’nci maddede belirtilen grev yasağına uymayan, ateşli silâhını bu Kanuna aykırı veya görev alanı dışında kullanan veya özel güvenlik kimlik kartını başkasına kullandıran özel güvenlik görevlisine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu kişilerin çalışma izni valilikçe iptal edilir. Bu kişiler bir daha özel güvenlik görevlisi olamazlar.

b)            Diğer kişi, kurum ve kuruluşlara sağlanacak özel güvenlik hizmetini 5 inci maddede belirtilen süre içinde ilgili valiliğe bildirmeyen özel güvenlik şirketlerine her bildirim için bin Türk Lirası,

c)             6’ncı madde uyarınca mülkî idare amirlerince istenen ilave tedbirleri almayan kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine iki bin Türk Lirası,

d)            22’nci madde gereğince tespit edilip giderilmesi istenen eksiklikleri gidermeyen kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine iki bin Türk Lirası,

e)            Özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran kişi, kurum ve kuruluşlara her eylemleri için bin Türk Lirası,

f)             11’inci maddenin ikinci fıkrası ile 12’nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen bildirimleri süresinde yerine getirmeyenlere bin Türk Lirası, idarî para cezası verilir. Bu maddede öngörülen idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.

 

ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN SAHİP OLDUĞU HAKLAR

1)            Kimlik:

5188 Sayılı ÖGHDK’nun 12’nci Maddesine göre,  “ Özel güvenlik görevlilerine valilikçe kimlik kartı verilir. Kimlik kartında görevlinin adı ve soyadı ile silahlı ya da silahsız olduğu belirtilir.

Kimlik kartı görev alanı ve süresi içerisinde herkes tarafından görülebilecek şekilde yakaya takılır. Üzerinde kimlik kartı olmayan özel güvenlik görevlileri Kanunu’nun 7’nci maddesinde sayılan yetkileri kullanamazlar.

Herhangi bir sebeple görevinden ayrılan özel güvenlik görevlileri işveren tarafından on beş gün içinde valiliğe bildirilir.”

2)            Kıyafet Edinme Hakkı:

5188 Sayılı ÖGHDK’nun 13’üncü Maddesine göre,  “Özel güvenlik görevlileri görev alanı içinde ve süresince üniforma giyerler. Görevin ve işyerinin özelliği nedeniyle gerekli görülen hallerde sivil kıyafetle görev yapılmasına komisyon izin verebilir.”          

3)            Eğitim:

 5188 Sayılı ÖGHDK’nun 14’üncü Maddesine göre,  “(Değişik birinci fıkra: 29/3/2011-6215/3 md.) Özel güvenlik temel eğitimi teorik ve pratik eğitim ile silah eğitiminden oluşmak üzere yüz yirmi ders saatinden; yenileme eğitimi altmış ders saatinden az olmamak üzere düzenlenir.”

4)            Özel güvenlik malî sorumluluk sigortası:

               5188 Sayılı ÖGHDK’nun 21’inci Maddesine göre,   “ (Değişik: 23/1/2008 – 5728/548 md.) Özel hukuk tüzel kişileri ve özel güvenlik şirketleri, istihdam ettikleri özel güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verecekleri zararların tazmini amacıyla özel güvenlik malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. “

5)            Tazminat:

5188 Sayılı ÖGHDK’nun 15’inci Maddesine göre, “Bu Kanunda yazılı görevleri yerine getirirken yaralanan, engelli hâle gelen özel güvenlik görevlilerine veya ölen özel güvenlik görevlisinin kanunî mirasçılarına, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen miktar ve esaslar çerçevesinde tazminat ödenir.”

YASAKLAR

1)            Görev dışında çalıştırma yasağı:

            5188 Sayılı ÖGHDK’nun 16’ncI Maddesine göre, “Özel güvenlik personeli, Kanunda belirtilen koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştırılamaz. “

2)            Grev yasağı:

            5188 Sayılı ÖGHDK’nun 17’nci Maddesine göre, “Özel güvenlik personeli greve katılamaz. “

3)            Görevden uzaklaştırma yasağı:

    5188 Sayılı ÖGHDK’nun 18’İnci Maddesine göre, “Özel güvenlik görevlileri lokavt dolayısıyla işten uzaklaştırılamaz.”

ÖZEL GÜVENLİKLE İLGİLİ KAVRAMLAR, KURUMLAR VE GÖREVLER

1)            Özel güvenlik komisyonu:

Özel güvenlik komisyonu, bu Kanunda belirtilen özel güvenlikle ilgili kararları almak üzere valinin görevlendireceği;

    a)                  Bir Vali Yardımcısı (Başkan),

    b)                  İl Emniyet Müdürlüğü (Temsilcisi),

    c)                   İl Jandarma Komutanlığı (Temsilcisi),

    d)                  Ticaret Odası Başkanlığı (Temsilcisi),

    e)                   Sanayi Odası Başkanlığı (Temsilcisi)’den oluşur.

    f)                    Sanayi Odasının bulunmadığı illerde komisyona Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığının temsilcisi katılır.

Özel güvenlik izni verilmesi ya da bu uygulamanın kaldırılması için başvuran kişi ya da kuruluşun temsilcisi ilgili komisyon toplantısına üye olarak katılır.

Komisyon, kararlarını oy çokluğu ile alır; oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır; çekimser oy kullanılamaz.

Özel güvenlik izni için başvuran kişi ya da kuruluşun temsilcisi toplantıya katılır. Komisyon kararları, başkan ve üyeler tarafından imzalanır ve muhafaza edilir.

Özel Güvenlik Komisyonunun Görevleri

a)            İşi veya konumu sebebiyle korunma ihtiyacı duyan kişinin talebi üzerine, özel güvenlik personeli istihdam etmek veya özel güvenlik şirketlerinden hizmet satın almak suretiyle güvenliğin sağlanmasına karar vermek,

b)            Kurum ve kuruluşların talebi üzerine, işyerinin, çalışanların ve tesislerin özel güvenlik birimi kurmak veya özel güvenlik şirketlerinden hizmet satın almak suretiyle güvenliğin sağlanmasına karar vermek,

c)             Özel güvenlik hizmetini yerine getirecek azami personel sayısını, bulundurulabilecek veya taşınabilecek silah ve teçhizatın miktar ve niteliğini, gerektiğinde kişiler, özel güvenlik birimleri veya özel güvenlik şirketleri tarafından alınacak fiziki ve aletli güvenlik tedbirleri belirlemek,

d)            Para ve değerli eşya naklinde veya geçici süreli koruma ve güvenlik hizmetlerinde kullanılmak üzere özel güvenlik şirketlerince ve eğitimde kullanılmak üzere özel eğitim kurumlarında bulundurulabilecek veya taşınabilecek silah sayısını ve niteliğini belirlemek,

e)            Koruma ve güvenlik hizmetinin yerine getirileceği alanı belirlemek ve zorunlu hallerde görev alanını genişletmek,

f)             Para ve değerli eşya nakli veya cenaze töreni gibi kamuya açık ya da umumi mahallerde sağlanan özel güvenlik hizmetlerinde kamu hürriyetlerinin korunması amacıyla gerektiğinde sınırlandırıcı kararlar almak,

g)            Özel güvenlik uygulamasının sona erdirilmesine ilişkin talepleri karara bağlamak,

h)            Özel güvenlik faaliyetleriyle ilgili denetim sonucunda, valinin talebi üzerine alınacak tedbirleri kararlaştırmak,

ı)             Kanun ve Yönetmelikte belirtilen diğer hususlar ile vali tarafından görüşülmesi istenen konuları görüşüp karara bağlamak.

Merkezi Sınav Komisyonu: Özel güvenlik eğitimi sonunda yapılacak olan yazılı ve uygulamalı sınavları yürütmek üzere, Bakanlıkça belirlenecek bir mülki idare amirinin başkanlığında bir üyesi Jandarma Genel Komutanlığından olmak üzere beş kişiden oluşan komisyonu,

Uygulamalı Sınav Komisyonu: Özel güvenlik eğitimi sonunda illerde yapılacak olan uygulamalı sınavları yürütmek üzere, vali tarafından oluşturulacak en az 3 kişiden müteşekkil komisyonu veya komisyonları,

Özel güvenlik birimi: Bir kurum veya kuruluşun güvenliğini sağlamak üzere, kendi bünyesinde kurulan birimi, Özel güvenlik şirketi: Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulan ve üçüncü kişilere koruma ve güvenlik hizmeti veren şirketleri,

Özel eğitim kurumu: Özel güvenlik görevlileri ve yönetici adaylarına özel güvenlik eğitimi vermek üzere Bakanlığın izniyle kurulan eğitim kurumlarını,

Alarm izleme merkezi: konut, işyeri ve tesislerin güvenliğini sağlamak amacıyla, teknik donanım kullanarak bunları izleyen işletmeleri,

Yönetici: Özel güvenlik şirketlerinde ve alarm izleme merkezlerinde özel güvenlik görevlilerine emir ve komuta etme, alınacak güvenlik tedbirlerini, bunların yerini, sırasını ve zamanını belirleme ve değiştirme yetki ve sorumluluğuna sahip olan yöneticiler ile özel güvenlik eğitim kurumlarında eğitimden sorumlu olan yöneticileri,

Özel güvenlik görevlisi: Kanun kapsamında özel koruma ve güvenlik hizmetini yerine getirmek amacıyla istihdam edilen kişileri, ifade eder.

Alarm Merkezleri:

Alarm izleme merkezi kurma ve işletme için yeterlilik belgesi valiliklerce verilir. Yeterlilik belgesi için valiliğe yapılacak başvuruya aşağıdaki belgelerden birer suret eklenir.

a)            Kurucu ve yöneticilerin T.C. Kimlik Numarası,

b)            Yöneticilerin dört yıllık yüksek okul mezunu olduğunu belgeleyen diploma veya dengi belgenin aslı veya Bakanlıkça/valiliklerce onaylı sureti.

c)             Alarm izleme merkezini temsil edecek yöneticiler için yetki belgesi,

d)            Yöneticilerin özel güvenlik temel eğitim sertifikası (genel kolluk birimlerinde daha önce çalışmış olanlardan buna ilişkin belge), e) Alarm izleme merkezinde kullanılacak teknik teçhizatın amaca elverişliliğine ilişkin taahhütname.

Özel güvenlik izni

Kişilerin silahlı personel tarafından korunması, kurum ve kuruluşlar bünyesinde özel güvenlik birimi kurulması veya güvenlik hizmetinin şirketlere gördürülmesi özel güvenlik komisyonunun kararı üzerine valinin iznine bağlıdır.

Toplantı, konser, sahne gösterileri ve benzeri etkinliklerde; para veya değerli eşya nakli gibi geçici veya acil hallerde, komisyon kararı aranmaksızın, valilik tarafından özel güvenlik izni verilebilir.

Özel Güvenlikle İlgili İzinlerin Verilmesi

İlk defa işe başlama veya ayrılma, özel güvenlik şirketlerinin hizmet verdiği yerlerde görev yapan özel güvenlik görevlilerinin yer değişimleri, kurum ve kuruluşlar arasındaki personel değişiklikleri ile ayrı izin belgesine sahip birimleri arasındaki değişikliklerde göreve başlama ve görevden ayrılma bildirimleri on beş gün içinde Valiliğe bildirilir.

Özel güvenlik izni için yapılan müracaatlar en geç on iş günü içinde neticelendirilir.

Geçici ve Acil Durumlarda Özel Güvenlik İzni

Toplantı, konser, sahne gösterileri ve benzeri etkinliklerde, para veya değerli eşya nakli veya cenaze töreni gibi geçici veya acil hallerde, özel güvenlik izni vali tarafından verilir.

Bankaların özel güvenlik birimlerince gerçekleştirilecek para nakli için özel güvenlik izni alınmaz.

Geçici özel güvenlik izni için valiliğe söz konusu etkinliğin başlamasından en az 48 saat önce müracaatta bulunulur. Valiliğe yapılan müracaatlar faaliyetin başlamasından en geç 24 saat öncesinde neticelendirilir. Valinin takdiri ile acil hallerde bu süreler uygulanmaz.

Koruma ve Güvenlik Planları

                Özel güvenlik birimleri ve özel güvenlik şirketleri, bu Yönetmelik kapsamında güvenlik hizmeti verecekleri tesis ve alanlara ilişkin koruma ve güvenlik planlarının bir örneğini otuz gün içerisinde valiliğe verir.

Faaliyet izni ve sona erdirilmesi

Kanun hükümlerine göre özel güvenlik izni alarak, bünyesinde özel güvenlik birimi kuranlar veya özel güvenlik hizmetini şirketlere yaptıranlar, en az bir ay önce başvurmak şartıyla, Komisyonun kararı ve Valinin onayı ile özel güvenlik uygulamasını sona erdirebilirler.

Özel güvenlik izin belgesinde belirtilen adreste faaliyetlerine son verdiği tespit edilenlerin özel güvenlik uygulaması, Komisyonun kararı ve Valinin onayı ile sona erdirilir.

4857 SAYILI İŞ KANUNU HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

İŞ SÖZLEŞMESİ

Süresi bir yıl daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren işçiye en geç iki ay içinde genel ve özel çalışma koşullarını belirtir bir belge vermekle yükümlüdür.

FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ

Fazla çalışma kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının % 50 yükseltilmesi suretiyle ödenir.

HAFTA TATİLİ ÜCRETİ

Ulusal bayram ve tatil olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak tatil yapmayarak çalışma yaparlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücret ödenir.

ÜCRETLİ İZİN SÜRELERİ

Yıllık ücretli izin süreleri ve hizmet süresi;

1 yıldan 5 yıla kadar ( Beş yıl dâhil) 14 gün

5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlar 20 günden

15 yıl ( dâhil) ve daha fazla olanlar 26 günden az olamaz.

ÇALIŞMA SÜRESİ

Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok 45 saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerinde haftanın çalışılan günlerine bölünerek uygulanır.

ARA DİNLENMESİ

Günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanda o yerin gelenekleri ve işin gereğine göre ayarlanarak;

4 saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakika

4 saatten fazla 7,5 saate kadar süreli işlerde 30 dakika

7,5 saatten fazla süreli işlerde 1 saat ara dinlenmesi verilir.

İHBAR SÜRELERİ

Belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir;

6 aya kadar çalışmalarda 2 hafta

6 aydan 1,5 yıla kadar çalışmalarda 4 hafta

1,5 yıldan 3 yıla kadar çalışmalarda 6 hafta

3 yıldan fazla çalışmalarda 8 hafta ihbar süresi tanınmıştır.

İŞE İADE DAVASI

4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesine göre iş sözleşmesi fesh edilen işçi; fesih bildirimine sebep gösterilmediği veya sebebin geçerli bir sebep olmadığı gerekçesi ile 1 ay içerisinde iş mahkemesine dava açması gerekmektedir.

İŞVERENİN DERHAL FESİH HAKKI SEBEPLERİ

1)            İşçinin içkiye düşkünlüğünden engelli hale gelmesi sebebiyle ardı ardına 3 iş günü devamsızlığı,

2)            İşçinin iş yerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun sağlık kurulunca saptanması durumunda,

3)            İşçinin işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması,

4)            İşçinin işverenden izin almaksızın ardı ardına 2 iş günü işine devam etmemesi,

5)            İşçinin işyerindeki herhangi bir işçiye cinsel tacizde bulunması,

6)            İşçinin kendi kastından dolayı sakatlanması sonucu ardı ardına 3 gün işe gelmemesi,

7)            Düzensiz yaşayışından dolayı hastalanması nedeni ile bir ay içinde 5 gün işe gelmemesi.

İŞÇİNİN DERHAL FESİH HAKKI SEBEPLERİ

1)            SAĞLIK SEBEPLERİ

İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa, İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa

2)            ZORLAYICI SEBEPLER

İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.

3)            AHLAK VE İYİ NİYET KURALLARINA UYMAYAN HALLER

İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa, İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa,  İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnat veya ithamlarda bulunursa, İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa,  İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.

ANAYASA HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

1)            İNSAN HAKLARI

İnsanı insan yapan ve sırf insan olarak herhangi bir şartta veya statüye bağlı olmadan doğuştan sahip olduğu dokunulmaz, vazgeçilmez, üstün nitelikli ahlaki değerlerdir. İnsanın doğmadan önce sahip olduğu, vazgeçilmeyen ve değerler sisteminde en üst sırada yer alan temel haklar İnsan Haklarıdır.

2)            KİŞİ HAKLARI

Kişinin maddi ve manevi tüm varlığı ile ilgili bulunan bu varlığın korunması ve geliştirilmesine imkân veren haklardır. Kişi dokunulmazlığı, bireyi devlet görevlilerinden ve başka kişilerden gelen tehdit ve saldırılara karşı korur. Yaşam hakkının korunması, can güvenliğinin sağlanması ve vücut bütünlüğüne dokunulmamasını güvence altına alır. Anayasamız madde 17/3 ’te; “kimseye işkence ve eziyet yapılamaz, kimse insan haysiyeti ile bağdaşmayan bir cezaya veya muamele tabi tutulamaz” diyerek Kişi dokunulmazlığını güvence altına almıştır.

TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN SINIRLANDIRILMASI

1)            KORUYUCU HAKLAR

Kaynağını doğal hukuktan alan ve kişileri devlete ve topluma karşı koruyan bu haklar Anayasanın “kişinin hakları ve ödevleri” başlığı altında düzenlenmiştir. Bu haklar bireye haklar tanırken, devlete bunlara uyma yükümlülüğü getirmektedir.

2)            İSTEME HAKLARI

Bu tür haklar Anayasa’nın “sosyal ve ekonomik haklar ve ödevler” bölümünde yer almaktadır. Bu haklar kişiye, devletten olumlu bir davranış, bir hizmet ve yardım yapmasını talep etme hakkı verir.

3)            KATILMA HAKKI

Bu haklar kişiye siyasal görüş ve tutumlarını açıklama, örgütlenme, oy kullanma, referanduma katılma, seçme ve seçilme yolları ile vatandaşa toplum yönetiminde söz sahibi olma ve kararlara katılma imkânı verir.

4)            YAŞAMA HAKKI

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 3. maddesinde yer alan bu hak, Sözleşmenin 2. maddesinde de güvence altına alınmıştır. Mutlak bir haktır. Olağanüstü dönemlerde bile askıya alınmaz. Kuvvet kullanma noktasında kesin zorunluluk bulunmaktadır.

1982 Anayasası madde 15’e göre temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması için savaş, seferberlik, sıkıyönetim ve olağanüstü hal olması gerekmektedir.

1982 Anayasasına göre temel hak ve hürriyetler; kanunla sınırlandırılabilir.

1982 Anayasası madde 12’de belirtilen temel hak ve hürriyetlerin nitelikleri; herkesin kişiliğine bağlıdır, dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez olmalarıdır.

Koruyucu haklarımız; kişi dokunulmazlığı, zorla çalıştırma yasağı, kişi hürriyeti ve güvenliği, özel hayatın gizliliği ve korunması sayılabilir.

Normlar hiyerarşisinin sıralaması anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve genelge şeklindedir.

Anayasaya göre temel hak ve özgürlükler kişilerin hakları ve ödevleri, sosyal ve ekonomik haklar, siyasi haklar şeklinde tasnif edilir. Bu bağlamda Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kişilerin hakları ve ödevleri alanına müdahale eder.

Olağanüstü hallerde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu karar alır.